parmaklarımın arasındaki sigaranın dumanında gördüm
inşa ettikleri fikir binasının damından
atılmak aşağıya
beklenmeyendi
yer sofrasında kurduğum bağdaş bozulmaz
bacaklarım karıncalanır
zemin altımdan kayar
söylenmeyendi
kelimelerin birbirine değmediği anda uyurum
milyonların ıslığı gibidir
anadolunun ayazı
duyulmayandı
dedemin köyünde çobanlık yaptım
yeşeren dağların eteklerinde
huzur
bulunmayandı
mektebin sıralarını korkmadan karaladım
dilim döndükçe kelam
kilit
vurulmayandı
memleketin kıyılarında simitsiz yüzdüm
yetmedi toprak
gökte süzüldüm
durulmayandım