Kamu ve Sendika

Memurun Grev Hakkını Konuşmadan Sendika Hakkını Tam Konuşamayız

Toplu pazarlığın arkasında etkili bir uyuşmazlık aracı yoksa sendika hakkı kurumsal toplantıya, müzakere ise sonuçsuz talep sunumuna dönüşebilir.

Türkiye'de kamu görevlilerinin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı var. Fakat toplu sözleşme masasında uzlaşma sağlanamadığında çalışanların elindeki etkili mücadele araçlarının ne olduğu hâlâ temel bir sorun.

Bu nedenle memurun grev hakkını konuşmadan sendika hakkını tam olarak konuşamayız.

Sonuç üretmeyen pazarlık

Pazarlık, tarafların yalnız görüşlerini açıkladığı bir toplantı değildir. Her iki tarafın da uzlaşmamayı mali, idari veya toplumsal bakımdan gerçek bir seçenek olarak görebildiği süreçtir. Çalışan tarafının uyuşmazlık hâlinde kullanabileceği etkili araç yoksa talepler dinlenebilir; fakat dikkate alınması zorunlu hâle gelmez.

Mevcut sistemde anlaşmazlığın son sözü Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna bırakması, kurulun yapısı ve kararlarının kesinliği nedeniyle ayrıca tartışılmalıdır. Sendikal hareketin üyeyi sürece doğrudan katabilmesi ve müzakere gücünü artırabilmesi için yalnız masada bulunması yeterli değildir.

Her kamu hizmeti aynı değil

Grev tartışmasına verilen ilk cevap genellikle kamu hizmetinin aksayacağıdır. Sağlık, güvenlik ve acil hizmetler bakımından süreklilik elbette korunmalıdır. Fakat bütün kamu görevlerini aynı ağırlıkta değerlendirip kategorik yasak üretmek ölçülü değildir.

Hayati hizmetlerde asgari hizmet yükümlülüğü, belirli görevler için dar kapsamlı sınırlama, önceden bildirim ve süre koşulu gibi modeller tartışılabilir. Temel ilke, yasağın görev unvanına değil hizmetin gerçek niteliğine dayanmasıdır.

İş bırakma eylemleri ve hukuki belirsizlik

Uygulamada sendika kararıyla yapılan kısa süreli iş bırakma eylemleri hakkında farklı disiplin ve yargı sonuçları ortaya çıkabilmektedir. Bir eylemin sendikal faaliyet kapsamında görülmesi; amacı, süresi, barışçıl niteliği, hizmet üzerindeki etkisi ve sendika kararıyla ilişkisine göre değerlendirilir. Bu alanın belirsiz bırakılması hem çalışanı hem idareyi öngörülemezlikle karşı karşıya getirir.

Kamu görevlisine sınırsız bir eylem alanı tanınmasını savunmak zorunda değiliz. Ancak etkili toplu pazarlık için çalışanın elinde gerçek ve ölçülü bir uyuşmazlık aracının bulunması gerektiğini kabul etmeliyiz.

Sendika hakkı, yalnız sendika tabelası asma hakkı değildir. Gerektiğinde ortak iradeyi sonuç doğuracak biçimde ortaya koyabilme hakkıdır.

Hukuki Not: Konu Anayasa m.51, m.53 ve m.54; 4688 sayılı Kanun; 657 sayılı Kanun ile ILO'nun 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmeleri çerçevesinde tartışılmaktadır. Sendika kararlı iş bırakma eylemlerinin hukuki sonucu somut olayın niteliğine göre değişebilir; her eylemin otomatik olarak hukuka uygun olduğu söylenemez.

E-posta ile paylaş X'te paylaş LinkedIn'de paylaş
← Önceki YazıYetkili Sendika Olmak, Temsil Etmek Anlamına Gelir mi?
Ana sayfaya dön