Kamu görevlisi devlet adına hizmet yürütür. Tarafsızlık, kamu hizmetine güven ve görevin vakarını koruma yükümlülüğü vardır. Fakat kamu görevine girmek, yurttaş olmaktan ve düşünce açıklama hakkından vazgeçmek değildir.
İtiraz etmek devlete sadakatsizlik değildir. Hukukun sınırları içinde yapılan eleştiri, bazen kamu hizmetine karşı sorumluluğun gereğidir.
Sadakat ile susmak aynı şey değil
Kamu görevlisi gizli bilgileri açıklayamaz, görev yetkisini kişisel siyasi faaliyet için kullanamaz ve kişilere hakaret edemez. Buna karşılık çalışma koşullarını, mesleki sorunları, kamu politikasını veya gördüğü aksaklığı ölçülü biçimde eleştirmesi kategorik olarak yasaklanamaz.
Bir disiplin değerlendirmesinde yalnız sözün idareyi rahatsız edip etmediğine bakmak yeterli değildir. Açıklamanın konusu, dili, görevle bağlantısı, yapıldığı ortam, kamu hizmetine somut etkisi ve uygulanan yaptırımın ağırlığı birlikte incelenmelidir. Eleştirinin sert olması, onu tek başına hakaret veya disiplinsizlik hâline getirmez.
Kurum kötü haberi de duymalı
Yöneticinin yalnız hoşuna giden bilginin yukarıya ulaştığı kurumlar zamanla gerçeklikle bağını kaybeder. Hata bildiren personelin dışlandığı yerde sorun çözülmez, saklanır. Bu kültür kamu zararını büyütür ve nitelikli çalışanı sessizliğe iter.
Kurum içi başvuru, etik bildirim ve ihbar mekanizmaları güvenli olmalıdır. Usulsüzlük bildiren kişi görev yeri, sicil veya terfi üzerinden dolaylı biçimde cezalandırılmamalıdır. İç kanallar işlemezse sorun en sonunda kamuoyuna daha ağır şekilde taşınır.
Sendikal sözün niteliği
Sendika temsilcisinin görevi üyelerin sorunlarını açıklamak ve idareye talep yöneltmektir. Bu nedenle sendikal açıklama, olağan kurum içi yazışmayla tamamen aynı bağlamda değerlendirilemez. Sendikal faaliyet nedeniyle uygulanan ayrımcılık veya ölçüsüz disiplin cezası, örgütlenme hakkını kâğıt üzerinde bırakabilir.
Kamu görevlisinin sözü sınırsız değildir. Fakat idarenin disiplin yetkisi de sınırsız değildir. Denge, görevi propaganda alanına çevirmekle personeli sessiz memura dönüştürmek arasında kurulmalıdır.
Devlet eleştiriden değil; gerekçesiz işlemden, saklanan hatadan ve gerçeği söylemekten korkan personelden zarar görür.
Hukuki Not: Konu Anayasa m.26 ve m.51, AİHS m.10, 657 sayılı Kanun'un ödev ve disiplin hükümleri ile 4688 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilir. Anayasa Mahkemesi, kamu görevlilerinin statüden doğan yükümlülüklerini kabul etmekle birlikte ifade ve sendika özgürlükleriyle adil denge kurulmasını aramaktadır.