Kendi Köşem

Liyakat Bir Kurumun Kendisine Duyduğu Saygıdır

Liyakat yalnız işe alım tekniği değildir. Kurumun sınırlı insan kaynağını doğru yerde kullanması, adil yarış kurması ve kendi geleceğini korumasıdır.

Bir kurumun bütçesi, binası ve teknolojisi güçlü olabilir. Fakat yetişmiş insanını yanlış yerde kullanıyorsa gerçek kapasitesinin altında çalışır.

Liyakat bu nedenle yalnız işe alım sırasında kullanılan teknik bir kavram değildir. Kurumun kendi görevine ve geleceğine duyduğu saygıdır.

Bireysel haksızlıktan daha fazlası

Bir göreve ehil olmayan kişinin atanması yalnız o kadroyu bekleyen adaya karşı haksızlık doğurmaz. O makamın hizmet ettiği herkes bakımından zaman, kaynak ve güven kaybı yaratır.

Çalışanın değil ilişki kuranın ilerlediği yapılarda bilgi değersizleşir. İnsanlar sorun çözmek yerine yöneticinin beklentisini tahmin etmeye çalışır. Kötü haber yukarıya taşınmaz, eleştiri tehdit gibi görülür ve hatalar kriz çıkana kadar saklanır.

Liyakatli sistem her kararın tartışmasız doğru olduğu sistem değildir. Yanlış kararı erken fark edebilecek insanlara söz veren sistemdir.

Gençlere verilen söz

Genç bir insana yıllarca "oku, çalış, kendini geliştir" deyip önündeki kapıların başka ölçülerle açıldığını gösterirseniz yalnız bir kariyer planını bozmazsınız. Kurumlarla gençler arasındaki güven bağını zedelersiniz.

İnsanların başka ülkelere yönelmesini yalnız ücretle açıklamak eksiktir. Birçok genç, emeğinin karşılık bulacağına ve yarışın kurallarının kişiye göre değişmeyeceğine inanmak istiyor.

Bu nedenle açık ilan, ölçülebilir kriter, denetlenebilir sınav ve gerekçeli değerlendirme birer bürokratik ayrıntı değildir. Adalet duygusunun günlük hayattaki karşılığıdır.

Mülakatın sınırı

Bazı görevlerde iletişim ve temsil yeteneğinin ayrıca ölçülmesi gerekebilir. Ancak mülakat, yazılı sınavın sonucunu belirsiz biçimde tersine çeviren kapalı alana dönüşmemelidir. Sorular, puanlama ve değerlendirme ölçütleri sonradan denetlenebilir olmalıdır.

Liyakat, yöneticinin ekip kurma yetkisini ortadan kaldırmaz. Bu yetkiyi keyfî olmaktan çıkarır. Kurumun hedefini uygulayacak kişiyi seçerken yakınlık yerine bilgi, deneyim ve sonuç üretme kapasitesini esas alır.

Adil kurum kusursuz kurum değildir. Hatasını görebilen, kararını açıklayabilen ve görevi hak edene teslim etmeyi kendi itibarı sayan kurumdur.

E-posta ile paylaş X'te paylaş LinkedIn'de paylaş
01
Kendi Köşem

Tutuklayarak Adalet Dağıtılamaz

Tutuklama, kamuoyunun öfkesini yatıştırmak için verilen peşin ceza değil; yalnız zorunlu olduğunda başvurulabilecek istisnai bir koruma tedbiridir.

Devamını oku
Ana sayfaya dön